Kırmızı görünen bir kredi kartı ekstresine ilk kez baktığımda hissettiğim şeyi hâlâ hatırlıyorum: rakam büyük değildi ama "asgari ödeme" satırı beni yanlış bir güven duygusuna sokmuştu. Her ay o tutarı ödüyor, borcun eridiğini sanıyordum. Altı ay sonra bakiyeye baktığımda neredeyse hiç azalmamış olduğunu gördüm. O gün öğrendiğim şey şu: kredi kartı borcu azaltma işi, disiplinden önce doğru matematiği görmekle başlıyor.
Kredi kartında faiz genellikle aylık işler ve bakiyenin tamamı üzerinden hesaplanır. Kaba bir örnekle anlatayım: 30.000 TL borcunuz olsun ve aylık faiz oranı %4 olarak işlesin. Bu durumda sadece o ayın faizi 1.200 TL civarında olur. Siz 1.500 TL ödediğinizde anaparadan düşen kısım 300 TL'dir. Yani ödediğiniz paranın dörtte üçü faize, kalanı borca gidiyor.
Buradaki tuzak psikolojik: her ay "ödedim" diyorsunuz, ekstre "gecikmiş borç yok" diyor, ama anapara yerinde duruyor. Üstüne bir de aynı kartla alışverişe devam ediyorsanız, borç aşağı değil yukarı gidiyor. Kartı kırmızıdan çıkarmanın ilk şartı, faizin nasıl çalıştığını sindirmek. Bileşik faizin lehinize çalıştığı tasarruf tarafını okuyorsanız, aynı mekanizmanın aleyhinize çalıştığı yer de burası.
Bu noktada karşınıza genelde dört beş yol çıkıyor. Hepsini denemedim ama üçünü bizzat kullandım, kalanları yakın çevremde gözlemledim. Kıyaslama şöyle:
| Yöntem | Maliyet açısından | Kime uygun | Dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|---|
| Asgari ödemeye devam etmek | En pahalı seçenek; borç yıllara yayılır | Yalnızca geçici nakit sıkışıklığında, 1-2 ay için | Alışkanlığa dönüşürse anapara neredeyse hiç azalmaz |
| Kart borcunu ihtiyaç kredisiyle kapatmak | Genellikle kart faizinden belirgin biçimde düşük | Kredi notu yeterli, düzenli geliri olan kişi | Dosya masrafı ve sigorta eklentileri; toplam geri ödemeyi karşılaştırın |
| Borcu başka bankaya taşımak (transfer/taksitli nakit) | Kampanyalıysa avantajlı, değilse kart faizine yakın | Tek kartta yoğunlaşmış, orta büyüklükte borç | Promosyon dönemi bitince oranın ne olacağını sorun |
| Mevcut bankayla yapılandırma | Faiz düşer ama vade uzadığı için toplam maliyet artabilir | Gecikmeye düşmüş veya düşmek üzere olan kişi | Taksit sayısını gereğinden uzun tutmamak |
| Varlık satıp kapatmak (birikim, ikinci araç, eşya) | Faizi tamamen sıfırlar, en ucuzu | Elinde düşük getirili birikimi olan kişi | Acil durum fonunun tamamını harcamamak |
Buradaki kural basit: elinizdeki paranın getirisi, borcunuzun faizinden düşükse borcu kapatmak yatırımdır. Vadeli hesapta duran birikim, kart faizinin yanında neredeyse her zaman zayıf kalır. Yatırıma yeni başlamayı düşünüyorsanız bile, kırmızıdaki kartı kapatmak ilk "yatırım" hamleniz olmalı.
Birden fazla kartınız varsa iki yaklaşım var. Çığ yönteminde en yüksek faizli borca odaklanır, diğerlerine asgari ödersiniz; matematiksel olarak en az faiz ödediğiniz yol budur. Kartopu yönteminde en küçük bakiyeyi önce kapatırsınız; birkaç ayda bir borcun bitmesi motivasyon sağlar. Ben ikisini karıştırdım: en küçük borcu ilk ayda kapatıp "bu iş oluyor" hissini yaşadım, sonrasında sırf faiz oranına göre devam ettim. Karakterinizi biliyorsanız doğru seçimi de yaparsınız; hiç ilerleyememek, matematiksel olarak en iyi planı yarıda bırakmaktan daha kötüdür.